.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Bir yardım-destek hattında geçen
konuşma:
.
-Yardım hattı buyurun. Nasıl
yardımcı olabilirim ?
-Bir sorunum var.
-Nasıl bir sorun ?
-Yazı yazıyordum, birden bütün
kelimeler gitti.
-Gittimi ?
-Yok oldu.
-Ekranda şu an ne görüyorsunuz
?
-Hiç bir şey.
-Hiçbir şey mi ?
-Yazdığım hiçbir şey ekrana
çıkmıyor.
-Hala programda mısınız yoksa
çıktınız mı ?
-Bunu nerden bileyim.
-Ekranda “C” harfi görüyor
musunuz ?
-Bir hece mi ?
-Boş verin. Ekranda yanıp sönen
bir çizgi varmı ?
-Söyledim ya hiçbir şey
yazmıyor.
-Monitörün üstünde yanan bir
lamba varmı ?
-Monitör ne ?
-Ekranı olan yer televizyon
gibi. Çalıştığını gösteren küçük bir lamba varmı ?
-Bilmiyorum.
-Monitörün arkasına bakın.
Oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyormusunuz?
-Evet.
-Harika o kabloyu takip edin
duvarda elektriğe bağlımı bana söyleyin .
-Bağlı
-Harika. Monitörün arkasında
bakınca bağlı olan tek kablomu gördünüz , yoksa iki tanemi ?
-Görmedim
-Tekrar bakarmısınız, ikinci
bir kablonun bağlı olması lazım.
-Evet buldum
-Tamam şimdi onu takip edin
bilgisayara bağlımı diye bakın.
-Kabloya ulaşamıyorum.
-Ulaşmayın , bağlımı diye
bakabilir misiniz ?
-Olmuyor
-Bir şeyden destek alıp eğilip
bilgisayarın arkasına baksanız.
-Eğilmek dert değil. Karanlık
olduğu için bakamıyorum.
-Karanlık ?
-Ofisin ışıkları kapalı ,
pencereden gelen ışık yetmiyor.
-Ofisin ışıklarını yakın.
-Yanmaz
-Neden ?
-Elektrikler kesik.
-Elektriklermi kesik. Tanrım.
(kısa bir sessizlik) Bilgisayarın kutusu, kitapları ve her şeyi duruyormu ?
-Evet dolapta.
-Şimdi bilgisayarı sökün,
aynen aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
-Durum o kadar kötümü ?
-Korkarım öyle
-Peki tamam. Onlara ne
diyeceğim peki ?
-Ben bilgisayar kullanamayacak
kadar aptalım diyeceksiniz.
.
.
.
Bu konuşmadan sonra görevli
kişi işten atılıyor. Ve haksız yere işten çıkarıldığı için dava açıyor.
.
.
.
.
.
.
.
.
.