İki
karadeniz’li uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri
bozulmuş.Pilot anons etmiş “Uçağın motorlarından biri bozulmuştur. Telaş’a
gerek yoktur. “ Aradan çok zaman geçmeden ikinci motorda bozulmuş.pilot anons
etmiş “Uçağın ikinci motoru’da bozuldu... Temel Dursun’a dönmüş “Tursun desene
geceyi burada geçireceğuz”
Paluklar neden konişmayü
temelciğüm.
Paşini suyun içine sok
anlarsın Fadümecüğüm...
Temel bilim adanı iken bir
arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalar anlatmaya başlar;
“Bizim ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve telefon kabloları
bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlar”. Sıra
Türkiye’ye gelir ve Temel anlatmaya başlar. “Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda
50 metre aşağıya indik ama bir şey bulamadık. Öyleyse bizim atalarımız yıllar
önce telsiz telefon kullanmışlar.
Temele sormuşlar hangi
sexs’ten hoşlanırsın? Temel cevap vermiş. “Toplu sexs’ten” Neden demişler?
Cevap vermiş. Kaytarması kolay oluyor.”
Titanik battığında üç kişi
kurtulur. İngiliz,Fransız ve bizim Temel. İngiliz sadece golf sopasını ,
Fransız sadece golf topunu Temel’de hamsi konservesini kurtarabilmiş. Bunların
canları çok sıkılmış. Fransız hadi hadi golf oynayalım demiş. İngiliz’de
katılmış. Temel’de çok sevinmiş sonrada benim hamsiyi yeriz ama ben nasıl
oynandığını bilmiyorum diyince ,çok kolay sopa,top ve delik lazım demişler.
İngiliz “bende sopa var” demiş. Fransız “bende’de top var “demiş. Temel “ben
oynameyrum”
Temel
şehir’e inmiş. Bakmış pencerede kenarında bir papağan İçinden Allah Allah kuşa bak yav demiş. Tabi bu arada papağanda
Temelin kendisine baktığını görüp “Ne bakıyorsun hemşehrim “demiş. Temel biraz
şaşkınlık ve saflık içinde “Afedersun hemşehrum ben seni kuş sanduydum....
Adamın
biri çok kuvvetli öksürüyormuş. Doktora gitmiş ve derdini anlatmış. Doktorda
adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki “Bir
hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince
doktor sormuş “Öksürüğün nasıl oldu” diyince adamda “Cesaret edipte
öksüremiyomki......
Genç bi sanatçı adayı kız doktoruna telefon
açıp aldığı randevuya gelemeyeceğini söyledi. Doktor sordu “Neden çokmu
hastasınız” “Yooo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim;
sonra terzime gittim; daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık. Kısacası
doktor bey bir defa daha soyunacak halim kalmadı......
Akıl
hastanesinde bir deli kendini ayağından tavana asmıştı. Doktor nedeni sorunca;
“Arkadaşımız kendini ampul sanıyor” dediler. Doktor indirilmesini isteyince
söylendiler; “İyi ama biz karanlıkta kalırız.......
Karadenizliler doğuda ruslarla sıcak savaştalar. Her biri
bellerinden el bombalarını çıkarıp atıyorlarmış. Ruslarda bombaların pimlerini
çekip geri atıyorlarmış........
Temel
ile ailesi sokakta yürürlerken yerde muz kabuğu görmüşler. “ Ha uşaklar tikkat
edün az sonra gene duşeceğüz” demişler......
Temel
uçakta seyahat ediyormuş, uçak düşmüş ve Temelde ağacın üstüne düşmüş. Ağacın
altındada bi hoca namaz kılıyormuş. Allahım lütfen dualarımı kabul et, lütfen
kabul et. Temelde ağacın yukarısından “Etmem etmem” demiş. Bunun üzerine hocada
“Etmezsen etme bende nasıl olsa abdest almamıştım.” der
Temel
karanlıkta yürürken önünde siyah yumuşak bir şey görür. Elleri ile yokladıktan
sonra elini ağzına burnuna götürür ve koklar. Kendi kendine söylenir. “Ula az
daha köpek pokuna basaydum”.
Temel
Eskişehirden Ankaraya gidecek. Bir trene binmiş. Karşısındakine nereye
gittiğini sormuş, İstanbula gittiğini öğrenince. “Teknoloji ne kadar gelüştü,
ben burda oturayum Ankaraya gideyrum ,sen karşımda oturaysun İstanbula gideysun.
Karadenizlinin
birisi bara girmiş :
Barmen bey limonsuz tekila
Barmen :
Beyefendi limonumuz kalmadı
portakalsız versek olur mu ?
Temel
binanın altıncı katından düşmüştü. Hemen yanına gelerek noldu diye sordular.
Vallahi pilmeyrum. Bende yeni geldim......
Temel
hergün okula giden ve çalışan oğlunun defterinde tek bir yazı göremeyince
nedenini sormuş. “Öğretmen tahtaya ne yazarsa aynen teftere geçireyrum, o
tahtayı silince pende sileyrum” demiş.
Temel'e
bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.
Calisayi,
Calismayi,
calisayi,
calismayi.....
Temel, Cemal'in evinin
önünden geçerken onun karısını pencereden görmüş
Cemal evde
midur?
Yok.
Al penu icerü
Peni orospi mi
sandun?
Para vereceğümü
cim söyledü?
Osmanlı donanmasıyla
Venedik donanması arasında savaş çıkmış. Venedik donanmasının komutanı Andrea
Doria imiş. Gözcü Osmanlı donanmasının yaklaştığını fark edince hemen Andrea
Doria'ya haber vermiş:
-Osmanlı yaklaşıyooor.
Andrea Doria sormuş:
-Kaç gemi var?
Gözcü:
-10-20 kadar.
Komutan hemen emir erini çağırmış:
Oğlum bana hemen kırmızı gömleğimi getir.
Emir eri şaşırmış:
-Niçin komutanım?
Andrea Doria:
-Savaşırken yaralanacağız. Kan izi belli olmasın ve de askerlerincesareti
kırılmasın diye...Bu arada gözcüden yine ses gelmiş:
Efendim 50 kadar oldular.
Andrea Doria heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş:
-Gömleği boş ver. Sen bana kahverengi pantolonumu getir..
Efendim, gemi batmış. Altı
kişi, beşi erkek biri dişi kurtulmuş, bir ıssız adaya çıkmışlar. Birkaç hafta
geçmiş, hepsinin içine fena halde bir yalnızlık duygusu çökmüş. Cinsel dürtüler
de iyice azmış.. Toplanıp bir karar almışlar. Her erkek, kadınla birer haftalık
muta nikahı yapacak. Sistem tam beş yıl, kusursuz yürümüş. Her erkek beş
haftada bir, kadınla bir hafta beraber olma şansını elde ediyor, kadın da beş
değişik erkekle yaşamanın tadını çıkarıyormuş.. Herkes çok mutluymuş Derken,
beş yıl sonra bir gün kadın aniden ölüvermiş.. Birinci hafta idare etmiş..
İkinci hafta kötüymüş.. Üçüncü hafta daha da kötü olmuş. Dördüncü hafta, çok
ama çok kötü olmuş.. Beşinci hafta dayanılmaz hale gelmiş.. Öyle kötü, öyle
kötü olmuşki.. Altıncı hafta kadını gömmüşler!..
Uzun ve yorucu bir aşk ve
sevişme seansından sonra, doktor, az ötesinde uyuklayan hastasına bakarken,
birden fena halde suçluluk duygusuna kapılmış. Panikler gibi olunca, içini
rahatlatmak için kendi kendine söylenmeye başlamış.. "Sakin ol, Howard,
sakin ol.. O kadar da dert etme kendine.. Bu dünyada hastası ile sevişen ilk ve
tek doktor sen değilsin.. Pek çok doktor yapmıştır bunu.." Tam o sırada
kalbinin derinliklerinden vicdanının sesini duymuş: "Ama Howard, sen
veterinersin.."
Yetmişlerinde bir çift..
Doktora gelmişler..
"Doktor" demişler.. "Sevişirken bizi izler misiniz?"
Doktor şaşkın bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek
zorunda..
"Peki" demiş.. Çift yatağa uzanmış.. Doktor izlemiş ve teşhisini
bildirmiş:
"İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.. Merak edecek birşey
yok.. Viziteniz 32 dolar. Bu da faturanız..
" Ertesi hafta çift gene gelmiş doktora.. "Sevişirken bizi izle"
diye.. Gene izlemiş doktor.. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar.. Her hafta
çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor, parayı ödüyor, çıkıp gidiyor. Bir
türlü, bir şey bulamayan doktor sonunda dayanamamış..
"Bana biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne, söyleyin.."Adam cevap
vermiş:
"Herhangi bir sıkıntımız yok. Bir şey bulmanızı da istemiyoruz. Bu kadın
evli.. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim.. Benim evime de gidemiyoruz.
Hilton geceye 78 dolar istiyor.. Sheraton 82 dolar.. Buraya ise sadece 32 dolar
ödüyoruz. Onun 28 dolarını da sigortamız, faturanız karşılığı 'Doktoru
muayenehanesinde ziyaret' fonundan geri ödüyor!..
Moskova'da bir ilkokul
ogretmeni cocuklara sorar:
Turkiyenin para birimi nedir?
En arkadan bir firlama parmak kaldirir:
Kere; ogretmenim!
Bilemedin, otur. bilen var mi?
Afacan oturmaz, cevabinin dogrulugunda israrlidir. Ogretmenim! der;
Turkiyenin parasinin 'kere' olduguna eminim Daha dun ablam Istanbul'dan dondu..
Annemle birlikte bavulu acmaya basladilar...
Babam da sormaya basladi.. Bu kazak icin kac kere verdin?.. Bu sutyen icin kac
kere verdin.. Bu ayakkabi icin kac kere verdin.. Bu bluz icin kac kere verdin?..
Cok yasli ve ayni zamanda
merakli bir kadin alisveris icin carsiya cikmis. Yolda yururken gozune kuyrukta
bekleyen seksi giyimli bayanlar takilmis. En sondakine sormus "evladim bu
ne kuyrugu boyle?" diye, seksi bayan sinirli bir sekilde yasli kadini
suzerek, "teyze burada nane sekeri veriyorlar" demis. Kadincagiz da
uzun sure olmus nane sekeri yemeyeli hemen kuyruga girmis. Aslinda o gun
fahiselerin vesika uzatma gunuymus, sirasi gelen vesikasini uzatip
muhurletiyormus. Sonunda sira ihtiyar kadina gelmis adam karsisinda yasli
kadini gorunce "sende mi be teyze?" demis o da cevaben "a
evladim dislerim yok ama yalarim" demis....
kızılderililerin genç
reisi 18 yaşına geldiğinde canı kadın ister. - kabilenin büyücüsüne gider
derki:''Oturan Boğa kadın ister''büyücü derki; -''Oturan boğa ormana
gitsin,üzerinde delik olan bir ağaç gövdesi bulsun ve onun üstünde eğitim
yapsın,hazır olunca gelsin'' 15 gün sonra reis geri gelir derki;''Oturan Boğa
hazır'' Büyücü de kabiledeki en güzel kızı ona verir Reis alır kızı çadıra
girer '' 90 derece eğil '' der, kız yapar yapmaz kıza tekme vurur.kız çığlık
atarak bunu niçin yaptığını sorar Reis şöyle cevap verir ''Oturan boğa
akıllandı,önce yaban arılarını kontrol ediyor.
Şimdi efendim bizim
Karadenizli vatandaşlarımızdan birisi (yani Temel) oldukca şiddetli bir ishale
yakalanmış ve hastaneye gitmis.Tabii ilk muyaneyi yapan doktor bakmış ve hemen
dahiliye bölümüne sevketmiş. İş bu ya bizimki her nasılsa evraklar karışıp
dahiliye yerine psikiyatriye yatırılmış. O da pek ne olduğunu anlamamış ya..
Aradan şöyle 1-2 hafta geçince sevki yapan doktor psikiyatri bölümünde bir
arkadaşını görmeye gitmiş.. tam çıkıyormus ki bizim Temel orada...
-- Yahu , demiş... sen ne arıyorsun burada.
-- Bilmeeeeem... beni buraya yatırdılar
-- Eeeee... n'oldu? ... ishalin geçti mi bari?
-- Yok canım... aynı hızda devam ediyor .. ama artık kafama takmıyorum !
Temel acil kurtarma
servisinde çalışıyormuş. Bunlara hemen otobüs kazası ihbarı gelmiş ve atlayıp
gitmişler.. Bir de ne görsünler etrafta ölü/yaralı kırla... Temel hemen
takımlarını almış ve bas-basbağıran bir yaralının yanına gitmiş.. Adamcağızın
iki bacağı da kırık ve feryadın bini bin para... Temel çok sinirlenmiş..
-Yahu demiş... bu kadar feryat edecek ne var! Senin yalnızca iki bacağın kırık
.. baksana şurada duranlara ... onlar ölmüş , hiç bağırıyorlar mı ?
Temel evlenmiş , gerdek
gecesi yatak odasına gitmişler ve temel kıza sormuş :
- Annen sana bişey söylemedi mi ?
- Yooo
- Tüh be ben de sana güveniyordum ..
Bizim idris ile Temel bir
zamanlar Amerika'ya gitmişler. Tabii cepte para yok, gördükleri ilan üzerine
çıkmışlar kelle avcılığına. Getirdikleri kızılderili kellesi başına 100$. Bir
heyecan kızılderili arazisine girmişler ve hemen ilk gün beş tane topladıktan
sonra, gece basmış. Bizimkiler de kampı kurmuşlar sonra da yatıp uyumuşlar.
Sabah bir gürültü, patırtı içinde bizim idris uyanmış. Bir de ne görsün etrafı
bir sürü kızılderili ile sarılı, adamlar çığlıklar atıp etraflarında dört
dönmekte. Bizim ki hemen heyecanla Temel'i dürtmüş : "Kalk ula Temel kalk.
Haçan paranın .mına goduk."
Temel Avustralya ya
devekuşu avlamaya seyahata çıkıyor.Orada malzemelerin hazırlayıp maceraya
atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 10,15 tane devekuşu. Hemen arabayı
durduruyor silahını doğrultuyor.Devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını
kuma gömüyorlar.Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor ve
kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
-Ulan nereye gitti bu hayvanlar?